• Program yaptığı bir televizyon kanalında, “Benim oyum nasıl bir çobanınkiyle eşit” olur? diyen manken Aysun Kayacı’yı da eleştiren AKP Adana Milletvekilleri Dengir Mir Mehmet Fırat şunları söyledi:
    “Böyle düşünen edepsizler, bizim dedelerimizin şehit olmasıyla, vatan için canlarını vermesiyle bu topraklar üzerinde yaşama imkanına kavuşmuşlar. Onlara sadece acırım. Bunlar sağlıklı insanlar değiller. Onları kınamayın. Onlara dua edelim, akıl sağlıklarına kavuşsunlar diye.”

  • AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat manken Aysun Kayacı’yı sert dille eleştirdi.


    “Türkiye demokrasi yolunda önemli süreçten geçiyor. Noksanlarımız yok mu? Var. Bu halkı teneke kafalı, karnını kaşıyanlar olarak nitelendirenler yok mu? Var. Her toplumda sapık var deli var. İçinden çıkmış olduğu halkı küçük gören civcivler var. Bu halk olmasaydı o civcivler yaşama imkanı bulamazdı.Onlara sadece acırım. Bunlar sağlıklı insanlar değiller. Onları kınamayın. Onlara, akıl sağlıklarına kavuşsunlar diye dua edelim. Birileri bizleri, seçmen halkı küçümseyebiliyor. Böyle düşünen edepsizler, dedelerimizin vatan için canlarını vermesiyle bu topraklar üzerinde yaşama imkanına kavuştular.”

  • Adıyaman'da hiç kimsenin mağarada yaşamadığını söyleyen AKP Milletvekili Hüsrev Kutlu, Müjde Ar ile Aysun Kayacı'yı Adıyaman’ı görmeye davet etti. Hüsrev Kutlu, şöyle konuştu:

    “Birkaç hanımefendi televizyona çıkmış Adıyaman'ı tartışıyorlar. Diğeri de demiş ki; ‘Bu mağarada yaşayan, gecekondu diken, dağdaki çobanla benim oyum bir mi olacak ?' Adıyaman'da Allah’a şükür mağarada yaşayan insanımız yok. Ama mağarada yaşayan insan da bizim insanımızıdır. Onlara da herkes saygı duymak zorundadır. ‘Adıyaman'da mağarada yaşıyorlar' diyen hanımefendiyi en kısa zamanda Belediye Başkanımız Adıyaman'a davet ederek, Adıyaman'ın hayallerindeki gibi bir yer olmadığını, tabi Etiler gibi sosyetik değil ama tam bir Anadolu şehri olduğunu göstermelidir. Hanımefendiler aralarında konuşurken ‘Dağdaki çobanla benim oyum bir mi olacak?' dediğinde buna gülüp geçiyorduk. Ancak Türkiye’de gerçekten böyle bir zihniyet var. ‘Ben profesörüm, ben fabrikatörüm, benim oyum işçi ile çoban ile bir olacak' gibi zihniyet var. Türkiye'deki sıkıntılar bu zihniyetten kaynaklanıyor. Türkülerimizde bile var bu. Ne deniyor; zenginimiz bedel verir, askerimiz fakirdendir. Bu memleketi kurtaran, bu cumhuriyeti kuran, gerektiği zaman canını veren o senin beğenmediğin gecekonduda oturan, mağarada yaşayan ve onların çocuklarıdır.”

0 yorum:




2008 © Blogger.com - Tüm hakları saklıdır